Günümüzde spor aktiviteleri toplumda ciddi oranda artış göstermiştir. Sağlıklı bir yaşam geçirme isteği ile toplumda yaygınlaşan sportif faaliyetler ile de spor yaralanmaları belirgin oranda artış göstermiştir.

Spor yaralanmalarına neden olan faktörler kişiye ve çevreye bağlı olarak iki ana başlıkta toplanabilir. Kişiye bağlı sebepler yetersiz esneme, kas güçsüzlüğü, aşırı yüklenme, tedavi edilmemiş yaralanmalar olarak sıralanabilir. Çevresel faktörler ise uygunsuz spor malzemesi kullanımı, kötü zemin, yanlış egzersiz programları ve spor kurallarına uymamaktır.

Akut ve kronik olmak üzere iki çeşit spor yaralanmasından söz edilebilir. Akut yaralanmalar spor yaparken ani olarak gelişen yaralanmalardır. Ciddi ağrı, şişlik, yaralanan bölgenin üstüne basamama, eklem bölgesini hareket ettirememe gibi şikayetler ön plandadır. Kronik yaralanmalar ise spor veya uzun egzersiz sonrasında ortaya çıkan ağrılardır.

Kişi spor yaptığı sırada ağrı veya zedelenme hissederse aktivitesine o anda ara vermelidir. Ara vermeden ısrarla spora devam edilmesi ağrının şidddetlenmesine ve daha ciddi spor yaralanmalarına neden olabilir.

Özellikle uzun dönem spor yapmamış veya spora ara vermiş kişilerin, spora başladığı ilk dönemlerde anormal ağrı hissetmeleri normaldir. Ancak bu dönemde ısrarla uzun süren antrenmanlar, egzersizler yapmak kalıcı sakatlıklara yol açabilir. Bu nedenle özellikle spora ara verilmişse ilk egzersizler 20-30 dakikayı geçmemeli, geçecek egzersizlerde mutlaka en az 5-10 dakika ara verilmelidir. Spora başlangıç aşamasında ısınma ve germe egzersizleri mutlaka yapılmalı, egzersiz bitimini takibende başlangıçta yapılan ısınma egzersizleri tekrar edilmelidir.

Tüm haftayı spor yapmadan geçirerek bütün haftann spor yükünü hafta sonuna sığdırmaya çalışanlar için ”Weekend Warriors” (Haftasonu Savaşçıları) terimi kullanılmaktadır. Özellikle ortayaş üstü populasyonda yaygın olan bu ”savaşçılar” sakatlanmalara en açık olan gruptur. Düzensiz ve hafta sonuna sığdırılmaya çalışılan spor aktivitelerinden kaçınılmalı, eğer sadece hafta sonu spor yapma imkanı var ise ısınma ve germe egzersizlerine dikkat ederek uzun ve yorucu olmayan egzersizler tercih edilmelidir.

Profesyonel olmayan spor dalları ile uğraşan kişiler; devamlı aynı eklemlere yüklenmemek için belirli dönemlerde farklı spor ve egzersizleri tercih edebilirler. (Kış aylarında basketbol, baharda bisiklet, yaz aylarında ise yüzme gibi.) Böylelikle aynı eklemlere sürekli yüklenerek bu eklemlerde ortaya çıkabilcek kronik zedelenmelerin önüne geçilebilir.

 

Spor Yaralanmalarından Korunmak için Öneriler:

  • Spor öncesi ve sonrası ısınma ve germe egzersizleri yapın.
  • Şok absorbe edici özelliği olan uygun ayakkabılar giyin.
  • Sert ve engebeli zeminlerden kaçının.
  • Kendinize uygun spor dalını seçin.
  • Doğru spor ekipmanları kullanın
  • İmkanınız var ise spor salonları yerine açık havada spor yapmayı tercih edin.

 

Ne zaman doktora başvurmalıyım?

  • Yaralanma sonrası ciddi ağrı, şişlik, uyuşma
  • Yaralanma bölgesinin üzerine basamama ve yük verememe
  • Eski yaralanma bölgesinin tekrar zedelenmesi; o bölgede ağrı ve şişlik olması
  • Eklem bölgesinde anormallik ve güvensiz hareket ettirme.

 

 

En sık spor yaralanmaları diz ve ayak bileğinde yaşanmaktadır. Bu yaralanmalar kilo fazlalığı olan kişilerde daha sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden özellikle kilo vermek için spor yapan kişilere önerilerim:

  • Eklemlere fazla yük verecek futbol, basketbol gibi spor dalları kilo vermek amaçlı kullanılmamalıdır.
  • Yüzme , koşu bandı kullanmadan düz yürüyüşler yapılabilir.
  • Egzersiz programı oluşturmadan önce mutlaka sağlık kontrolü yaptırın.