EKLEM PROTEZ (ARTROPLASTİ) CERRAHİSİ

 

Eklem protez(Artroplasti) cerrahisi fonksiyon göremeyen eklem yüzeyinin cerrahi girişimle çıkartılıp yerine yapay bir eklem yüzeyi yerleştirilmesidir. Artroplasti cerrahisi, eklemlerde bütünlüğü tamamen bozulmuş eklem kıkırdağı ve altındaki kemik dokunun bir kısmını da içine alacak şekilde kesilip çıkartılır ve yerine metal malzemeler kemik çimentosuyla ya da kemik çimentosu kullanılmadan yerleştirilerek yapay bir eklem oluşturulur. Eklem protezleri eklemlerde farklılık göstermekle birlikte genellikle özel alaşım metal, seramik veya sıkıştırılmış plastik parçalardan oluşmaktadır. Sonuç olarak sağlıklı bir eklemin doğal hareketlerini yeni bir yapay eklem oluşturmak amaçlanmaktadır. Son yıllardaki teknolojik gelişmelere parelel olarak eklem protez cerrahiside hızlı ve olumlu gelişme göstermektedir.

 

Artroplasti cerrahisi hangi eklemlere uygulanır?

Birçok eklemin cerrahi olarak değiştirilmesi mümkündür. Bunlar başlıca kalça ve diz eklemleri  olmak üzere, omuz, dirsek, ayak bileği, el bileği  ve parmak eklemlemleridir.

 

Artroplasti cerrahisi hangi ortopedik hastalıklarda tercih edilir?

 

Eklem protez cerrahisinin uygulama sebeplerinin başında eklem kireçlenmesi (aşınması, osteoartrit) gelmektedir. Eklem aşınması, eklem kıkırdak yüzeylerin hasarlanması sonucunda ağrı, deformite ve fonksiyon kaybı ile seyreden uzun süreli bir eklem hastalığıdır. 50 yaşın üzerinde sık görülen osteoartrit, eklemde oluşturduğu harabiyetle ve kıkırdak yüzeylerdeki aşınmayla doğru orantılı olarak kişinin hareket özgürlüğünde kısıtlama ile kendini gösterir.

Kireçlenme dışında kıkırdak aşınmasına yol açan diğer nedenler arasında eklem içi kırıklar, eklem diziliminin bozulmasına neden olan hastalıklar, romatolojik hastalıklar, doğumsal ya da gelişimsel olarak eklemin yapısını bozan hastalıklar ve kemik ölümü (osteonekroz) sayılabilir.

 

Eklem protez cerrahisi hastalarında şikayetler nelerdir?

 

Protez cerrahisinin en önemli şikayet hastanın eklem ağrısı hissetmesidir. Ağrı nedeniyle hastalarda günlük işlevlerde kısıtlılık,  yürüme ve merdiven inip çıkma sırasında zorluklar ortaya çıkar. Erken evrelerde ağrı sadece fiziksel aktivitelerle oluşurken, ilerleyen evrelerde gece ağrıları gelişebilir. Hastaların günlük hayatlarındaki şikayetler her geçen gün daha da artmaktadır.

 

 

Eklem aşınmada hangi tedavi yöntemleri uygulanabilir?

 

Tedavi hastalığın erken evrelerinde; ilaç (analjezik ve antienflamatuvar), kilo kontrolu ve fizik tedavi uygulamalarını içermektedir. Hastalığa bağlı şikayetleri kontrol altına almak için eklem içerisine steroid enjeksiyonları, eklem sıvısını taklit eden (hyaluronik asit) ya da rejeneratif (trombositten zengin plazma-PRP-Kök hücre) enjeksiyonlar erken evrelerde faydalı olan uygulamalardır. Ağızdan alınan ve  kıkırdak dokuyu destekleyen ilaçlar (glukozamin-kondroitin preparatları) da erken aşamada tedaviye yardımcı olabilir.

Hastalığın geç evrelerinde ve medikal tedaviye cevap vermeyen durumlarda cerrahi tedaviler gündeme gelir. Cerrahi tedavilerde eklemin hasarlanma miktarına ve fonksiyonel durumuna göre farklılık göstermektedir. Seçenekler arasında artroskopik cerrahiler(Mikrokırık, kıkırdak transferi, kök hücre, skafoldlar vb.), kemik osteotomi cerrahileri (kemiğin kesilerek düzeltme) ve son aşamada da eklem protez cerrahileri yer almaktadır. Hangi cerrahi girişimin en fazla yarar sağlayacağına karar vermek başarının anahtarıdır. Eklem protez cerrahileri yukarıda ifade edilmiş olan cerrahi seçenekler içerisinde en son sırada yer alır.

 

Artroplasti cerrahisi hangi yaş grubunda tercih edilmelidir?

 

Artroplasti cerrahisinin genellikle tercih edildiği alt yaş sınırı yoktur. Artroplasti cerrahisi zorunlu haller dışında genç hastalara mümkün olduğunca yapılmamalıdır. Önceki yıllarda artroplasti teknolojisi henüz günümüzdeki kadar gelişmemişken, protezin ömrünün yeterince uzun olmaması nedeniyle bu cerrahinin mümkün olduğunca ileri yaşlarda yapılması önerilmekte idi. Ancak günümüz teknolojisi insan vücuduyla daha uyumlu, daha dayanıklı ve daha uzun ömürlü protezler ürettiği için artık daha erken yaşlardan itibaren gerekli olan durumlarda protez ameliyatı uygulanabilmektedir. Çok ileri yaşlarda artroplasti cerrahisinin riskli olacağı ve hastaların büyük bir cerrahi girişimi kaldıramayacakları göz önüne alınmalıdır. Hastalar bu konularda doğru bilgilendirilmelidir. Üst yaş sınırı olarak kesin bir yaş belirtilemez. Ameliyat öncesi risk faktörleri değerlendirilmesine ek olarak  hastaların ağrısı ve beklentileri göz önüne alınarak her yaş grubunda artroplasti cerrahisinin uygulanabilir.

 

Hastalar artroplasti cerrahisi öncesi nasıl değerlendirilir?

 

Ameliyat öncesi hastaların sistemik hastalıkları (şeker hastalığı, kalp yetersizliği, koroner damar hastalıkları, akciğer ve böbrek hastalıkları) değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca protez enfeksiyon riskini artıracak olan diş sorunları, idrar yolu enfeksiyonları, tırnak enfeksiyonları mutlaka sorgulanmalıdır. Bu nedenle protez cerrahisine karar verildikten sonra hasta detaylı tetkiklerle değerlendirilerek ek sorunlar belirlenmelidir.

 

Ameliyat öncesi ve sonrasındaki süreçte neler yapılır?

Ameliyat kararı verildikten sonra ek hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve hasta için önemli olduğu düşünülen konular hakkında sorgulama yapılmalıdır. Kumadin, Plavix, Coraspin gibi pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar kullanılıyorsa özel bir hazırlık gerektirdiğinden hastaneye yatmadan önce doktorlar bilgilendirilmelidir. Anestezi uzmanının gerekli görmesi halinde diğer bölümlerden (kardiyoloji, göğüs hastalıkları, dahiliye vs.) konsültasyonlar istenerek hastanın daha detaylı değerlendirmesi gerçekleştirilir.

Artroplasti cerrahisi epidural-spinal (bel bölgesinden yapılan iğne aracılığıyla gerçekleştirilen anestezi şekli) ya da genel anestezi ile gerçekleştirilebilir. Anestezi şekline anestezi doktoru ve hasta birlikte  karar vermelidir. Ameliyat sonrası oluşan ağrılar için hastaya özel tedavi protokolleri uygulanabilir. Ameliyattan sonra kalça, diz ve ayak bileği eklem protez cerrahilerinde pıhtılaşmayı önlemek amacıyla antiembolik çorap giydirilmektedir.

Ameliyattan sonraki gün hastalar yürüteç (walker) yardımıyla ayağa kaldırılarak yürütülür. Yürürken ameliyatlı bacağına tam yük vermesi sağlanır. Birkaç kez ayağa kalktıktan sonra hasta, istediği zaman yürüteçle ayağa kalkıp dolaşabilir, tuvalete oturabilir, yemeğini koltukta oturarak yiyebilir. Hastalar genellikle 4-6 gün arasında hastenede yatmaktadır.

Hastalara ameliyat oldukları eklemlerinin hareketini arttırıcı ve kas güçlendirici egzersizler fizyoterapist eşliğinde gösterilerek yaptırılır. Ameliyat sonrası 1 gün antibiyotik tedavisi sürdürülür. Pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar ise tıbbi engeller olmadığı taktirde 2-4 hafta süreyle kullanılır.

 

Hastalar taburcu olduktan sonra nasıl takip edilir?

Herhangi bir sorun olmadığı taktirde hastalar genellikle ameliyat sonrası 4-6. gün taburcu edilir. Ev içerisinde yürüteçle yürümeye ve egzersizlerini yapmaya devam eden hastalar dikişler alınıncaya kadar düzenli pansuman yapılmalıdır.

Genellikle 2. haftanın bitimine doğru dikişler alınır ve 6. hafta, 12. hafta, 6. ay ve 1. yılda kontroller yapılarak hastanın durumu değerlendirilir.

Normal kontroller dışında şiddetli ağrı, ateş, yara yerinde akıntı, kızarıklık, nefes alamama, ameliyatlı bölgenin hareketlerinde kısıtlılık ya da üzerine basamama gibi durumlarda hemen doktora başvurulmalıdır.

Modern protezlerinin çoğu MR uyumlu olduğu için MR çekilmesine engel bir durum yoktur. Metal dedektörlerinden geçerken oluşabilecek sinyallere karşı da ameliyat olduğunuzu ve kullanılan protezi açıklayan bir epikriz almanız uygun olacaktır.

 

Artroplasti ameliyatının riskleri nelerdir?

 

Artroplasti cerrahisine aday olan hastalarda enfeksiyon (iltihaplanma), toplardamarlarda pıhtı oluşumu ve proteze ait mekanik sorunlar yaşanabilecek risklerin başında gelmektedir.

 

Enfeksiyon, iyi ameliyathane koşullarında ve koruyucu antibiyotik kullanımıyla oldukça düşük oranlarda(%1-3) görülen bir sorundur. Tüm hastalarda ameliyatın hemen öncesinde koruyucu antibiyotik verilerek ameliyat sonrası bir  gün devam ettirilir. Ameliyathane koşulları ve ameliyat ekibinin enfeksiyona karşı aldığı önlemler enfeksiyon ile mücadelede oldukça önemlidir. Tüm bu önlemlere karşın hastanın vücudunun başka bir yerinden mikropların eklem bölgesine ulaşarak protezde enfeksiyona yol açma olasılığı vardır.

 

Toplardamarlarda pıhtı oluşumu nadir olmakla birlikte pıhtılaşma eğilimine yol açan bozuklukları olan hastalarda ve uzun süreli hareketsizlikte görülebilen bir sorundur. Tüm hastalarda ameliyat sonrası 2-4 hafta süreyle pıhtılaşmaya engel olan ilaçlar verilmelidir. Ayrıca ameliyattan sonra hastanın erken dönemde yürümesi pıhtı önleme açısından önemlidir. Tüm önlemlere karşın bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumu ve bu pıhtıdan kopan parçaların özellikle akciğer damarlarını tıkayarak solunum problemine yol açması az da olsa görülebilen bir sorundur.

 

Proteze bağlı mekanik sorunlar (protezin çıkması, aşınma, gevşeme) günümüzde daha nadir görülen sorunlardandır.

 

Sonuç:

Artroplasti cerrahisinde kullanılan protezlerin ömürleri 15-20 yıla kadar uzayabilmektedir. İyi uygulanmış bir protez cerrahisi ile hastalar açısından yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir. Protez uygulaması öncesi hastaların detaylı olarak bilgilendirilmesi, ameliyatın başarısı açısından çok önemlidir.